Tedavi

Tedavi

ÇÜRÜK OLUŞUMU:

Ağzımızda bulunan bakteriler tükettiğimiz unlu ve şekerli besinlerin kalıntılarını parçalayarak asit oluştururlar ve asit de diş minesinin devamlılığını bozarak çürük oluşmasına neden olurlar. Oluşan çürüğe daha fazla besin artığı girer ve çürüğün giderek ilerlemesine neden olur.

Çürük mine tabakasına geçip dentin tabakasına ulaşınca dişlerde sıcak –soğuk hassasiyeti küçük ağrılar başlar. Çürüyen kısım dişten uzaklaştırılıp dolgu yapılmazsa daha derine pulpa dediğimiz dişimizin ortasında bulunan sinir ve damarların bulunduğu bölüme ulaşır. İşte o zaman çok şiddetli ağrılar başlar ve çürüğün temizlenmesiyle birlikte sinir ve damarların pulpa odası ve kanallardan çıkarılıp kanal tedavisi yapmak gerekir. Zamanında tedavisi yapılmayan dişler kök ucunda enfeksiyona ( abse)  neden olup, ilerleyen durumlarda dişin çekilmesine neden olabilmektedir.

Diş tedavisinde kullanılan dolguların en eskisi amalgam dediğimiz dolgulardır. Son yıllarda çok konuşulan ve bu yüzden neredeyse hiç yapmadığımız amalgam dolgular cıva ve gümüş karışımdan yapılmaktadır. Oldukça sağlam olan ve uzun yıllar kullanılan amalgam dolgunun içindeki cıvadan dolayı zararlı olduğu yönünde bir korku bulunmakla birlikte, cıvanın gümüşle reaksiyona girerek 2-3 saat içinde tamamen sertleşmesi sonucu artık cıva salanımı olamayacağı için sanılanın aksine zararlı değildir. Fakat amalgamın zararlı olduğu yönündeki yaygın fikir, kompozit dolguların giderek kalitesinin artması ve istenilen serliğe ulaşması sonucu birçok hekim, hastanın da ısrarı ile amalgamı tercih etmemektedir.

Son yıllarda oldukça geliştirilen cam ionomer dolgular da toksik olmadıkları için özellikle çocuklarda tercih edilmektedir.